Hukuk kurum ve kurallarının tüm yurttaşlarca ulaşılabilir ve öğr...

 
Klavyenizin tuşlarında gezinen parmaklarınızdaki gücü hissediyor...

 
(4320 SAYILI AİLE’NİN KORUNMASINA DAİR YASA) A...

 
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyeleri Hukuk ve Hu...

 
TÜRK MEDENÎ KANUNU (T ı k l a y ı n ı z !) ...

 
T T.C. SAKARYA ÜNİVERSİTES...

 
Sayın Müvekkillerimiz E-Danışmanlık ücretinizi aşağıdaki hesap...

 
ANKET:
Bankalar tarafından kredi kartlarına uygulanan gecikme (temerrüd) faiz oranları sizce düşürülmeli midir?
Evet Hayır


%93.9312 Evet
%6.0688 Hayir

Toplam Oy Sayisi : 3345

HUKUK EĞİTİMİ

MÜHF ÖĞRETİM ÜYELERİYLE SÖYLEŞİ (03/04/2002)
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyeleri Hukuk ve Hukuk Eğitim/Öğretimi İçin Ne diyor?

Söyleşiye Katılanlar:

Arastırma görevlisi

Meliksah Yasin (İdare Hukuku)

Dr Burak Özen (MEDENI HUKUK)

Yard. Doç. Dr. Pervin Somer (ROMA HUKUKU)

Doç. Dr. Nihal Saban (VERGI HUKUKU)

Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu (ANAYASA HUKUKU)

Hazırlayan: CEYLAN ÖZGÜN ÖZÇELIK (MÜHF 3. Sınıf Öğrencisi.

(*B.ÖZEN ILE OLAN ROPÖRTAJI MELTEM ÇAYLAK GERÇEKLESTIRMISTIR.)

Hukuk, yaşamın somut algıdaki adı. Her alanda söz sahibi olan bir bölüm. Eğitimi için dört yıl yeterli bir süre mi ?

M.YASIN: HAYIR,YETERLİ BİR SÜRE DEĞİL. ÇOK YOĞUN BİR DERS PROGRAMI VE ÇOK KAPSAMLI KONULAR VAR. BEN, KENDİ DERSİMİZ AÇISINDAN SÖYLEYEYİM : BAZI KONULARI GEÇİŞTİRMEK DURUMUNDA KALIYORUZ. KONULARI BELLİ BİR DÖNEME SIKIŞTIRMAK VE YETİŞTİRMEK ZORUNDA OLDUĞUMUZ İÇİN YETERLİ BİR SÜRE OLDUĞUNU SÖYLEMEK ZOR. BİR YIL HAZIRLIK EĞİTİMİ OLABİLİR : GENEL KAVRAMLAR VE GENEL KÜLTÜR VERİLEBİLİR. ARTI DÖRT YIL.

B.ÖZEN: YETERLİ. ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİNİN ORTALAMA BİR OKUMA HIZI VE STANDARDININ OLDUĞUNU VARSAYDIĞIMIZDA, ON SEKİZ-YİRMİ İKİ YAŞLARI ARASINDA, ÇOK AĞIR BİR İŞ YÜKÜ ALTINDA DEĞİL İSE, DIŞARDA ÇOK ÖZEL OLARAK ÇALIŞMAK ZORUNDA KALMAMIŞSA, ORTALAMA OKUMASI GEREKEN O MİKTARI RAHATLIKLA OKUYARAK FAKÜLTEYİ BİTİREBİLİR.

P.SOMER: HAYIR, YETERLİ BİR SÜRE DEĞİL. BU, ŞU ŞEKİLDE ÇÖZÜLEBİLİR BANA GÖRE: BİR SENE HAZIRLIK SINIFI KONMALI VE ÖĞRENCİ KAVRAMLARA HAZIRLANMALI, GENEL KÜLTÜR BAKIMINDAN DESTEKLENMELİ. ONDAN SONRA EĞİTİME GEÇİLMELİ. DÖRT YILDAN SONRA EĞİTİMİN BİR PARÇASI OLARAK, ADLİYE İLE DAYANIŞMALI, STAJIN EĞİTİMLE BERABER İÇİNE ALINDIĞI BİR SENENİN DAHA EKLENMESİ EN İDEALİ. HUKUK EĞİTİMİ GERÇEK ANLAMDA VERİLMEK İSTENİYORSA ALTI YIL GEREK.

N.SABAN: KESİNLİKLE DEĞİL, BUNUN EĞİTİM ÖNCESİ VEYA EĞİTİM SONRASI, BİR BİÇİMDE DESTEKLENMESİ GEREKİYOR. ÖRNEĞİN AMERİKA’DA HERHANGİ BİR ALANDA EĞİTİM ALMADAN HUKUK FAKÜLTESİNE GİRMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR.BİZDE DE FAKÜLTE BİTTİKTEN SONRA BU EĞİTİMİN YENİDEN ORGANİZE EDİLMESİ GEREKİYOR.

I.KABOGLU: DÖRT YILDA NE VERDİĞİNİZE BAĞLI. YETERLİ, EĞER BÖLÜM SİSTEMİ OLURSA, YETERSİZ, EĞER TÜRKİYE’DEKİ GİBİ KLASİK SİSTEM OLURSA.

Öğrenci sayısı arttıkça taban puan düşüyor. Birinci eğitim ve ikinci eğitim beraber hesaplanarak, aynı sınıf içinde düşünüldüklerinde, her sınıfta sekiz yüz elli öğrenci okuyor. Bu sayı sizce kaç olmalı ? İdeal bir hukuk sınıfında kaç kişi bulunmalı ?

M.YASIN: SOSYAL BÖLÜMLERDE GENELLİKLE KALABALIK SINIFLARDA DERS ANLATMANIN KOLAY OLDUĞU SANILIYOR; AMA EĞİTİMİN MODELİ, SİSTEMİ ÖNEMLİ. MESELA BİR HUKUK KLİNİĞİ ANLAYIŞI YOK. BİREBİR ANLATMA, DAVA ÇÖZME SAĞLIKLI DEĞİL. HOCA GİRECEK, DERSİNİ ANLATACAK, ÖĞRENCİ ÖĞRENDİ İSE ÖĞRENDİ, ÖĞRENEMEDİ İSE ÖĞRENEMEDİ... BU ŞEKİLDE BİR ANLAYIŞ OLDUĞU İÇİN ÇOK SAYIDA ÖĞRENCİNİN OLMASI PROBLEM DEĞİLMİŞ GİBİ GÖZÜKÜYOR; AMA İDEAL BİR HUKUK EĞİTİMİ İÇİN AZAMİ YÜZ ÖĞRENCİ BULUNMALI.

B.ÖZEN: BENCE DÖRT YÜZÜ GEÇMEMELİ. TAM KATILIM OLSA BİLE ANFİLER BU SAYIYI KALDIRABİLİYOR. ANCAK ÜSTÜNE ÇIKMAMAKTA FAYDA VAR.

P.SOMER: İDEAL SAYI YETMİŞ BEŞ İLE YÜZ ARASINDADIR. BİRİNCİ EĞİTİM, İKİNCİ EĞİTİM FARKETMEZ. ÇÜNKÜ BİZ YILLARDIR İKİLİ EĞİTİM YAPIYORUZ HİÇ BİR ZAMAN İKİNCİ EĞİTİM DİYE, ORADA DAHA AZ KALİTELİ BİR EĞİTİM YAPMADIK, ÖĞRENCİLERİ İKİNCİ PLANA ATMADIK; AMA ÖĞRENCİ SAYISININ FAZLALIĞI BİZİ ÇOK ETKİLEDİ. ZAMAN KISITLANDI, KENDİMİZİ YETİŞTİRME BAKIMINDAN PROBLEMLER YAŞANDI, ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİ AÇISINDAN VE BİZİM AÇIMIZDAN ÇOK AĞIR BİR KAĞIT YÜKÜ OLMASI ZAMANI SINIRLANDIRDI VE BİZ BUNUN SIKINTISINI ÇEKTİK. SEKİZ YÜZ ÖĞRENCİ İLE HUKUK EĞİTİMİ YAPILMAZ. ZATEN FİİLEN DE YAPILMIYOR, KATILAN ÖĞRENCİ SAYISI DAHA AZ.

N.SABAN: HER YIL HUKUK FAKÜLTELERİNE OLAN TALEP CİDDİ BİÇİMDE ARTIYOR.BUNU ŞUNDAN DA GÖRÜYORUZ: ÖZEL ÜNİVERSİTELERİN ÇOĞU BİR HUKUK BÖLÜMÜ AÇMA GAYRETİ İÇİNDE.TALEP ÇOK FAZLA. BU TALEPTEN EN FAZLA PAYI DA DOĞAL OLARAK DEVLET ÜNİVERSİTELERİ ALIYOR. SAYI ÇOK YÜKSEK. BU SAYININ ÖZELLİKLE BİZİM FAKÜLTE BAZINDA DÜŞÜRÜLMESİ GEREKİYOR. BU EĞİTİMİN DAHA İYİ YAPILABİLMESİ İÇİN BİRİNCİ ŞART.SINIFLAR ÇOK KALABALIK DEĞİL, ÇÜNKÜ ÖĞRENCİLER DÖNEM BAŞINDA DERSLERE GELMELERİNE RAĞMEN, DÖNEMİN BELLİ BİR YERİNDEN SONRA DERSLERE DEVAM ETMİYORLAR. BU ANLAMDA SINIFLARIN ÇOK KALABALIK OLDUĞUNU SÖYLEMEK MÜMKÜN DEĞİL; AMA ÖĞRENCİ SAYISI DÜŞÜRÜLMELİ.

I.KABOGLU: İDEAL BİR SAYI BELİRLEMEK MÜMKÜN DEĞİL. BU SAYIYI YALNIZCA MARMARA HUKUKLA SINIRLI OLARAK ÖNGÖRMEK YERİNDE DEĞİL. ÇÜNKÜ BU SAYIYI DEVLET ÜNİVERSİTELERİ İLE ÖZEL ÜNİVERSİTELERİ KARŞILAŞTIRARAK ORTAYA ÇIKARMAK GEREK.KARŞILAŞTIRDIĞIMIZ ZAMAN ORTAYA BÜYÜK BİR HENDEK, BİR AYRILIK ÇIKIYOR.DAHA DOĞRUSU SAYILAR KARŞILAŞTIRILAMAZDIR. BU NEDENLE KARŞILAŞTIRMAYALIM.

Günde yalnızca beş saat ders yapılıyor. Kimi günler bu sayı yediye çıkıyor. İkinci eğitimden kaynaklanan bir zaman sorunu var. İlkokuldaki sabahçı-öğlenci sistemine yakınız. Hukukta ders saatleri ve ikinci eğitim konusunda neler söyleyebilirsiniz?

M.YASIN: İKİNCİ ÖĞRETİMİN OLMASI TAMAMEN FAKÜLTENİN ALTYAPISI İLE İLGİLİ. HAYDARPAŞA KAMPUSÜNÜN TAMAMINI HUKUK FAKÜLTESİNE AYIRIRSANIZ VE SINIF SAYILARINI ARTTIRIP, SINIF SAYISINA DÜŞEN ÖĞRENCİ SAYISINI AZALTIRSANIZ AKADEMİK PERSONEL SAYISI YETERLİ İSE, GEREKLİ KALİTEDE EĞİTİM VERİLEBİLİR. ANCAK ŞU AŞAMADA İKİNCİ EĞİTİMİN SAYI İTİBARİYLE FAKÜLTEYE YÜK GETİRDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM.

B.ÖZEN: BEŞ SAAT YETERLİ BİR SÜRE. İKİNCİ EĞİTİME GELİNCE; BEN SICAK BAKMIYORUM.BİRİNCİ VE İKİNCİ ÖĞRETİM AYNI ANDA YÜRÜTÜLEBİLECEK KADAR ÖĞRETİM ELEMANI OLMADIĞI SÜRECE, AYNI ÖĞRETİM ELEMANLARI HEM BİRİNCİ HEM İKİNCİ ÖĞRETİMDE PERFORMANS GÖSTERMEK ZORUNDA KALDIĞI SÜRECE ÇOK YORUCU OLUYOR. AYNI İNSANIN ENERJİSİNİ İKİYE BÖLMESİNE SEBEP OLUYOR, BU DA VERİMLİ OLMUYOR. BU SEBEPLE İKİNCİ ÖĞRETİMİ BENİMSEMİYORUM; AMA YETERLİ ÖĞRETİM ELEMANI OLURSA İKİNCİ EĞİTİM OLABİLİR, BENİ RAHATSIZ ETMEZ.

P.SOMER: BEN ’78-’82 YILLLARI ARASINDA ÖĞRENCİLİK YAPTIM. DERS SAATLERİ O ZAMAN DA BU ŞEKİLDE İDİ. İKİNCİ EĞİTİMİN OLMASI MESELE DEĞİL, KALİTEDE DÜŞÜŞ VAR, YANİ ÖĞRENCİ SAYISININ ÇOKLUĞU, EĞİTİMSİZ GELMELERİ... HUKUK SOSYAL BİLİM ALANINDA BİR DAL. ÖĞRENCİNİN KENDİSİNİ YETİŞTİRMESİ VE GELİŞTİRMESİ İÇİN DE ZAMANA İHTİYACI VAR VE BU ZAMANIN ÖĞRENCİYE BIRAKILMASI GEREK. MESELE BEŞ SAAT DERS YAPILMASI DEĞİL, ÖĞRENCİNİN GERİ KALAN ZAMANINI NASIL DEĞERLENDİRDİĞİ; AMA NE YAZIK Kİ BİZİM FAKÜLTEDE “DERS BİTTİ” DEDİKTEN SONRA ÖĞRENCİ KENDİSİNİ GELİŞTİRMEDİĞİ İÇİN BURADAKİ BEŞ SAAT YETERSİZ KALIYOR. EVDE, YURTTA, NERDEYSE MEKANI, ORADA, ÖĞRENCİ, BUNUN ÜZERİNE BİR BEŞ SAAT ÇALIŞMALI. ÖĞRENCİ BUNU YAPMADIĞI İÇİN, ŞUNU DİYOR: “BEN BEŞ SAATTE BURADA HERŞEYİ ÖĞRENMELİYİM.” HAYIR, BÖYLE BİR ŞEY DÜNYANIN HİÇ BİR YERİNDE YOK. DOLAYISIYLA, BEŞ SAAT AZ GÖRÜLEBİLİR; AMA BU SÜREÇ ÖĞRENCİLERİN KENDİ ÇALIŞMASI İLE ON SAATE ÇIKACAKTIR.BUNU YAPARSA YETERSİZ DEĞİLDİR.

N.SABAN: İKİNCİ EĞİTİM BELKİ DE OLMAMALI. ANCAK TALEP ÇOK FAZLA VE ÜNİVERSİTENİN BİR TAKIM İHTİYAÇLARINI DA ANCAK BU PARAYLA GİDEREBİLECEKLERİ İÇİN ŞU ANDA HUKUK FAKÜLTESİNDE VAROLAN BİR İKİNCİ EĞİTİM DURUMU VAR. BU NE KADAR GİDER? GİTMEK ZORUNDA MI? BUNLARIN HEPSİNİN TARTIŞILMASI GEREKİYOR. ZATEN BU KURUMDA DA BUNLAR TARTIŞILIYOR. DERS SAATLERİNE GELİNCE BEŞ SAAT SÜRE YETERLİ, BUNDAN SONRASINI ÖĞRENCİ KENDİSİ ÇALIŞARAK DEĞERLENDİRMEK ZORUNDA. YOKSA HİÇ BİR BİÇİMDE ON SAAT HUKUK DERSİ YAPTIRAMAZSINIZ ÖĞRENCİYE.

I.KABOGLU: SORUNUZUN CEVABI ZAMAN SORUNUNUN İKİNCİ EĞİTİMDEN KAYNAKLANIYOR OLUP OLMAMASINA BAĞLI. EĞER İKİNCİ EĞİTİMDEN KAYNAKLANIYORSA HAKLISINIZ; AMA ZANNEDİYORUM, BİRAZ YAKLAŞIM, BİRAZ ZİHNİYET SORUNU, BİZLERİN, FAKÜLTENİN ÖĞRETİM KONUSUNDA KAFA YORMASI SORUNU. BEN DERS SAATLERİNİ AZ BULUYORUM; AMA ÖNEMLİ OLAN O KIRK BEŞ DAKİKAYI NASIL KULLANDIĞIMIZDIR. NE KADAR GECİKEREK GİRDİĞİMİZ, DERSİ HANGİ YOĞUNLUKTA İŞLEDİĞİMİZDİR. BUNU GÖZ ÖNÜNE ALMAZSAK YALNIZCA DERS SAATİNİN TOPLAMI BİZİ YANILTABİLİR. AYRICA KLASİK DERSLER YANINDA UYGULAMALI ÇALIŞMA DERSLERİNİN GÖRÜLME SÜRESİ VE GÖRÜLME BİÇİMİ ÇOK ÖNEMLİ.

Öğrenci kalitesi görevli olduğunuz süre içinde nasıldı ? Aynı seviyede mi seyretti ? Belirgin bir düşüş veya yükseliş oldu mu ? Tek sınav sistemi (ÖSS) öncesi nasıldı, sonrasında neler değişti ?

M.YASIN: BU FAKÜLTEDE BEŞ YILDIR GÖREVLİYİM. ÖĞRENCİ SEVİYESİNDE BİR DEĞİŞİKLİK OLMADI. SONUÇTA, SOSYAL PUANLA DA GELMİŞ OLSA, TÜRKÇE-MATEMATİK PUANIYLA DA GELMİŞ OLSA, BURAYA GELEN ÖĞRENCİLERİN HEPSİ BELLİ BİR SEVİYENİN ÜSTÜNDE. DERSE İLGİLİ ÖĞRENCİ SAYISI YAKLAŞIK OLARAK AYNI ORANLARDA DEVAM EDİYOR.

B.ÖZEN: BENİM BAŞLADIĞIM SENEDEKİ ÖĞRENCİ İLE SON BİR KAÇ YILDIR GELEN ÖĞRENCİ ARASINDA OLUMLU ANLAMDA ÇOK FARK SÖZ KONUSU. KESİNLİKLE İYİYE GİDİŞ VAR. GEREK DERSLERE KATILIM, GEREK ÖĞRENCİ KALİTESİ, GEREKSE OKUMA-YAZMAYA DÜŞKÜNLÜK YANİ ENTELLEKTÜEL DOZ OLARAK FARK VAR.

P.SOMER: KLASİKTİR, HERKES KENDİ ÖĞRENCİLİK DÖNEMİ İLE KARŞILAŞTIRIR, BU TÜR SORULARI CEVAPLARKEN.BEN TEK SINAVLIK ÜNİVERSİTE SİSTEMİ İLE GELDİM. GENEL YETENEK ADI VERİLEN ÖZEL BİR BÖLÜM VARDI, BEYİN JİMNASTİĞİNİ SAĞLAYAN BİR BÖLÜMDÜ, BU KALKTI ARKASINDAN DEVAMLI SINAV SİSTEMİ İLE OYNANDI.BUNLARIN HAREKET NOKTASI HEP İYİYE DÖNÜŞTÜRMEKTİ; AMA AKSAKLIKLAR ÇIKTI ORTAYA.BUNLARIN ARKASINDAN ÖĞRENCİ PROFİLİ AÇISINDAN BAKTIĞIMIZDA BİR SENEYİ BİR SENE İLE AYNI DEĞERLENDİRMEK MÜMKÜN DEĞİL. HER SENE GELEN ÖĞRENCİNİN YAPISI DEĞİŞİK; AMA ŞUNU SÖYLEMEK MÜMKÜN: ÇOK SAYIDA, MESELA BİN BEŞ YÜZLÜ ÖĞRENCİ ALDIĞIMIZ SENELERDE KALİTE DÜŞTÜ. EKONOMİK DURUMU KÖTÜ GELDİ, SINIFA BAKTIĞINIZDA BU GİYİME YANSIDI, BU ÖĞRENCİLERİN KENDİ ARALARINDAKİ İLİŞKİLERİNE YANISIDI, BU ÖĞRENCİ İLE ÖĞRETİM ÜYESİ ARASINDAKİ DİALOGLARA YANSIDI, YANİ ÖĞRETİM ÜYESİNE NASIL HİTAP ETMESİ GEREKTİĞİNİ BİLEMEYEN ÖĞRENCİLER İLE KARŞILAŞTIK. BU DAHA ÖNCE DE YOK MUYDU? VARDI; AMA İYİ BİR POTANSİYEL İÇİNDE KAYBOLUYORDU. AYNI SENE İÇİNDE BİLE ÜÇ GRUPLUK ÖĞRENCİ İÇİNDE BİR SINIF TESADÜFEN ÇOK İYİ ÇIKABİLİYOR. YALNIZ ŞUNU GENEL OLARAK GÖZLEDİK, TÜRKÇE-MATEMATİK PUANI İLE ÖĞRENCİ ALINMAYA BAŞLANDIKTAN SONRA, BU SENE ÖĞRENCİ SAYIMIZ DA DÜŞTÜ, HER YÖNÜYLE ÖĞRENCİ DİKKATİMİZİ ÇEKMEYE BAŞLADI. BAŞARI İYİ, DİNLEME, KONUŞMALAR, GİYİM DAHA İYİ. SOSYAL İLŞKİLER DAHA DÜZEYLİ.

N.SABAN: ON İKİ YILDIR BU OKULDA GÖREV YAPIYORUM. TÜRKÇE-MATEMATİK SİSTEMİ İLE BERABER ÖĞRENCİ KALİTESİNDE CİDDİ BİR FARKLILIK OLDU. DERSLER ÇOK DAHA RAHAT YAPILABİLİYOR VE BANA GÖRE BAŞARI ARTTI. ÖZELLİKLE BU SENEKİ SINIFLARA BAKTIĞIMIZDA SON DERECE İYİ. YALNIZCA SOSYAL PUANLA ÖĞRENCİ ALMAK DOĞRU DEĞİL.TÜRKÇE-MATEMATİK PUANINA GEÇİLMESİ SON DERECE ÖNEMLİ VE ÖĞRENCİLER İÇİN DE YARARLI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM. DERSLERİ DAHA YAPILABİLİR KILDI.

I.KABOGLU: ÖSS SİSTEMİNDEN SONRA ÖĞRENCİ KALİTESİNDE HİSSEDİLİR BİR YÜKSELME VAR, “GÖRÜLÜR” DEMEDİM, “HİSSEDİLİR” BİR YÜKSELME VAR. FAKAT BU YÜKSELME YILDAN YILA DEĞİŞİYOR, BİR YIL DAHA İYİ HİSSEDEBİLİRSİNİZ. GENELLİKLE SON YILLARDA BİRAZ YÜKSELME VAR.

Öğrencilerin önemli bir kesimi, vaktini ders yerine kantinde geçirmek istiyor. Bu, önemli bir sorun oluşturuyor. Sebebi, tartışmasız büyük ölçüde anlatana ve anlatılana kayıtsızlıkta temellerini buluyor. Nasıl çözümlenebilir ?

M.YASIN: BİZ DE ÖĞRENCİ OLDUK VE BELLİ DERSLERİ TAKİP ETMEDİK; AMA BU DERSLERİN ÖNEMSİZLİĞİNDEN DEĞİL. DERS ANLATMAK BAŞLI BAŞINA BİR ÖZELLİK, BİR CAZİBEDİR, AYNI ZAMANDA BİR YETENEK MESELESİDİR. EĞER SINIFA GELDİĞİNİZ ZAMAN, YAZMIŞ OLDUĞUNUZ KİTABI ÖNÜNÜZE KOYAR, SATIR SATIR OKURSANIZ, EVET, SÖYLEDİKLERİNİZ GÜZEL VE BİLİMSEL ŞEYLERDİR AMA ÖĞRENCİYİ CEZBETMEZ. ÖĞRENCİ FARKLI ŞEYLER GÖRMEK, FARKLI ŞEYLER DUYMAK İSTER EN AZINDAN KİTAPTA YAZILANLARIN FARKLI BİR USLÜPLA ANLATILMASINI BEKLER. PEKİ, NELER YAPILABİLİR? TEKNİK OLANAKLAR YETERLİ OLSA İDİ, ÖĞRENCİLERLE DAVA TAKİBİ YAPARAK, DAVA SONUÇLARINI SINIFTA TARTIŞARAK ÖĞRENCİNİN HEM DERSE İLGİSİNİ HEM DE DEVAMINI SAĞLAMAK MÜMKÜN OLABİLİRDİ.

BİZİM ÖĞRENCİLERİMİZDE HOCALARA KARŞI BİR PSİKOLOJİK ÇEKİNGENLİK VAR, NEDENİNİ BİLMİYORUM. BİLDİKLERİNİ BİLE KALKIP SÖYLEMEYE ÇEKİNİYORLAR. ANCAK, BU LİSEDEN DE İLERİ GELEN BİR EĞİTİM METODU. KATILIMCI DEĞİL.”ÖĞRETİLDİ, ANLADIYSAN ANLADIN. GİT EVE, KİTABINI OKU, ÇALIŞ, GEÇ.” TABİİ BU, YALNIZ HUKUK EĞİTİMİ İLE İLGİLİ BİR SORUN DEĞİL.

B. ÖZEN : ( HERHANGİ BİR POLEMİK YARATMAMAK İÇİN OLSA GEREK BU SORUYU YANITSIZ BIRAKTI. )

P.SOMER: ÖĞRETİM ÜYESİNİN DERS ANLATMA PERFORMANSI TAMAMEN BİR KENARA İTİLEMEZ; AMA BİR GRUP ÖĞRENCİ VAR Kİ GELMEYECEKSE GELMEZ. YANİ TİYATRO DA SAHNELESENİZ O ÖĞRENCİYİ SINIFA ÇEKEMEZSİNİZ. SINIFTAKİ ÖĞRENCİLERİN HEPSİ DİNLİYOR MU? HAYIR, BÖYLE BİR TESBİTİM DE YOK. YANİ YÜZ TANE ÖĞRENCİ VARSA, BUNLARDAN ZATEN ANCAK ÜÇTE BİRİ DERSLE BİREBİR İLİŞKİ İÇİNDEDİR, NOTUNU TUTAR, “NE ANLATIYORDU, EVE GİDEYİM, BUNU BİR KONTROL EDEYİM.” DER.

ÖĞRENCİ KANTİNDE OTURACAKSA OTURUR. ONU DERSE ÇEKMEK İÇİN BELLİ BİR ORANDA ÇABA EVET; AMA DÜNYANIN HİÇ BİR YERİNDE DE “MUTLAKA DERSE GELECEKSİN” YOKTUR. BU, BİR SORUMLULUK İŞİDİR. HEPİMİZ ÖĞRENCİ OLDUK.KANTİNDE OTURACAĞIMIZ, SİNEMAYA GİDECEĞİMİZ SAATLERİN BİLİNCEYDİK; AMA DERSTE OLMAMIZ GEREKEN SAATTE DERSTEYDİK.BU SEBEPLE ETKİLİ, AMA YÜZDE YÜZ ETKİLİ DEĞİL. BEN “HOCA ANLATAMIYOR, PASİF POZİSYONDA” OLAYINI KABUL ETMİYORUM. BU, DERSE KİMİNLE GİRDİĞİNİZE BAĞLI. YANİ BEN AKTİF ANLATAN BİRİYİMDİR, ANCAK BENDEN DAHA AKTİF ANLATAN BİRİYLE DERSİ PAYLAŞTIĞIMDA BEN PASİF KALIRIM.AYNI ŞEKİLDE, BEN O KİŞİ İLE DERSE KATILMASAM, O KİŞİ BELKİ DE KENDİ BAŞINA AKTİF BİR DERS ANLATMA POZİSYONUNDA GÖRÜLECEKKEN, BENİM KATILMAM ONU PASİF HALE GETİRİR VEYA ONUN YANINDA BENİ AKTİF HALE GETİRİR.

PRATİK ÇALIŞMALARIMIZ VAR, ÖĞRENCİ SINIFTA,KANTİNDE DEĞİL; AMA KATILIMI YOK.YALNIZCA DİNLİYOR. KANTİNLE SINIF ARASINDA BAZEN HİÇ BİR FARK OLMUYOR. YALNIZCA BİRİNDE SOHBET EDEBİLİYORLAR. BİR ÖĞRENCİ “DERSE GİRMEYENLER GEÇİYOR, GİRENLER KALIYOR. BU NASIL ÇELİŞKİDİR?” DİYE SORDUĞUNDA, BEN DE “BENİM ANLATTIĞIMI DİNLEMİYORSAN, KAYDETMİYORSAN, SINIFTA BULUNMANIN GEÇMENE NE KATKISI OLABİLECEK?” DEDİM. DOLAYISIYLA BU BİR PARADOKS. DIŞARDA OLMAK BAŞARISIZLIĞI GETİRİYOR; AMA İÇERDE OLMAK DA BAŞARIYI GETİRMİYOR.ÇÜNKÜ HUKUK ZOR BİR ALAN VE TAMAMEN SİSTEMLİ ÇALIŞMAYI GEREKTİRİYOR.YANILGI BURDA ZATEN.

N.SABAN: DERS KOLLEKTİF BİR ŞEYDİR. YALNIZCA ÖĞRETİM GÖREVLİSİNİN ÖĞRENCİNİN İLGİSİNİ ÇEKMESİ İLE DERS OLMAZ.ÖĞRANCİ DE DERSE BELLİ BİR HAZIRLIK İLE GELMELİ, BELLİ BİR KATILIMDA BULUNMALI. SİZ NE KADAR İYİ BİR HOCA OLURSANIZ OLUN, ÖĞRENCİ KAYITSIZ İSE ÇOK BİR ŞEY ÇIKMASI MÜMKÜN DEĞİL.

HOCANIN DERSİ KATILIMCI BİR YAPIYA DÖNÜŞTÜRMESİ GEREKLİ. HUKUK UZAYDAN GELMİŞ BİR ŞEY DEĞİL. HUKUK YAŞAM İÇİNDE, YAŞAM HUKUK İÇİNDE. ÖĞRENCİNİN GÜNDELİK HAYATTA HUKUKLA BİRLİKTE YAŞAMASINI ÖĞRETECEK HUKUKÇU GİBİ DÜŞÜNMEYİ ÖĞRETECEK VE HUKUK DERSLERİNDE DERSE KATILIMI SAĞLAYACAK BİR ORTAM OLUŞTURMASI GEREKİYOR. BU YALNIZCA HOCANIN GAYRETİYLE OLACAK BİR ŞEY DEĞİL. ÖĞRENCİLERİN GENELLİKLE ÇOK KONUŞULAN, ZOR DENİLEN DERSLERE TALEPLERİ DAHA FAZLA.ANCAK BU, BU DERSLERİN HOCALARI DAHA İYİ ANLATIYOR ANLAMINA GELMEZ.

I.KABOGLU: BU SORUNU HEM BİZ ÖĞRETİM ÜYELERİ HEM DE ÖĞRENCİLER AÇISINDAN ALMAK GEREKİR. HER İKİ TARAFINDA ÇABA GÖSTERMESİNE BAĞLI. ŞÖYLE Kİ; BİZLER, ÖĞRETİM ÜYESİ OLMANIN GEREKTİRDİĞİ TİTİZLİĞİ VE CİDDİYETİ GÖSTERMİYORUZ. BELKİ DERS ANLATMA BİÇİMİMİZİ GÖZDEN GEÇİRMEMİZ, BELKİ DERSİN İÇERİĞİNE İLİŞKİN BİLGİLERİ SÜREKLİ YENİLEMEMİZ, FAKÜLTEYE DAHA ÇOK ZAMAN AYIRMAMIZ, ÖĞRENCİLERLE DAHA ÇOK İLGİLENMEMİZ GEREKİR.

BURALARA GELEN ÖĞRENCİLER, ÇOK EMEK HARCAYARAK GELEN SEÇME ÖĞRENCİLERDİR.ONLARIN DERSLERİ EN AZ DÜZEYDE İZLEME SORUMLULUĞUNU TAŞIMALARI GEREKİYOR. BELKİ DE İLKOKULDAN BU YANA YOĞUN DİSİPLİN ALTINDA YETİŞMİŞ OLMANIN VERDİĞİ BİR RAHATLIKTIR ONLARI KANTİNE GÖTÜREN; AMA TABİİ Kİ SORUNU İKİ AÇIDAN KOYUP, TARTIŞMAMIZDA YARAR VAR. BELKİ SALONLAR ÇOK BÜYÜK, TABİİ, SALONLARIN BÜYÜKLÜĞÜ ÇOK BELİRLEYİCİ DEĞİL. KATILIMLAR ÜST SINIFLARDA DAHA AZ, ALT SINIFLARDA DAHA ÇOK. SORDUĞUNUZ SORUYU ANASAYA HUKUKU İLE SINIRLI KONUŞMUYORUM, BAZEN OTURULACAK YER BULUNMAYABİLİYOR. GÖRDÜĞÜM KADARIYLA ANAYASA HUKUKUNDA DA, DİĞER DERSLERDE DE KATILIM İDEAL DEĞİL.O ZAMAN HER İKİ TARAFTA DA YAPILMASI GEREKEN ŞEYLER VAR, GÖSTERİLMESİ GEREKEN ÇABALAR VAR DİYE DÜŞÜNÜYORUM.

Öğrenciler on yedi-on sekiz yaşlarında ağır bir sorumluluk altında kalıyorlar. Hukuk Fakültesinde “Derslerin ağırlığı” sebebiyle son zamanlarda üç yüz öğrenci psikolojik yardım almak için başvuruda bulunmuş. Sizce hukuk, sosyal alanda “en zor” olarak nitelendirilebilir mi ? Nedir hukuk eğitimini bu kadar zor yapan ?

M.YASIN: SINIRLI EĞİTİM SÜRESİ İÇİNE ÇOK ŞEY SIĞDIRILIYOR. HUKUKTA BRANŞLAŞMA YOK. BU OLMADIĞI İÇİN DE SİZ HUKUKUN HER DALINDA UZMAN OLMAK ZORUNDASINIZ. FAKÜLTEDEN MEZUN OLDUĞUNUZ ZAMEN DEVLETLER UMUMİ HUKUKUNU DA FİKRİ SİNAİ MÜLKİYET HUKUKUNU DA AYRINTILARI İLE BİLMELİSİNİZ. BU, TABİİ, ÇOK YOĞUN BİR PROGRAM. ÖĞRENCİ DE DOLAYISIYLA BU KADAR AĞIR BİR YÜKÜN ALTINDAN KALKAMIYOR. HER DERSTEN EN AZ İKİ, ÜÇ TANE KİTAP OKUMAK ZORUNDA ÖĞRENCİ. HER KİTABIN ORTALAMA BEŞ YÜZ SAYFA OLDUĞUNU DÜŞÜNÜRSENİZ BİNLERCE SAYFA OKUMALI. ÜNİVERSİTE EĞİTİMİNİN YALNIZCA HUKUK EĞİTİMİ İLE SINIRLANDIRILAMAYACAĞINI, BU İNSANLARIN ÖZEL HAYATLARININ OLDUĞUNU, EĞLENMEYE DE İHTİYAÇLARI OLDUĞUNU VE BAŞKA ŞEYLER DE OKUMALARI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNEREK BİR PROGRAM YAPILMIŞ OLSA İDİ, MESELA İKİ YIL TEMEL HUKUKTAN SONRA, BRANŞLAŞMAYA GİDİLEBİLİRDİ. ANCAK BİZDE ÖĞRENCİ HER DALDA BİR ŞEYLER ÖĞRENMEK VE SINAVI GEÇMEK ZORUNDA OLDUĞU İÇİN YOĞUN BİR MÜFREDATLA KARŞI KARŞIYA.

B.ÖZEN: BU, GÜNÜMÜZDE İNSANLARIN GENEL PROBLEMİ. FREUD: “ÇAĞIMIZ NEVROZ ÇAĞIDIR.”. DİYOR. YAŞAMIN RİTMİ AĞIRLAŞTIKÇA İLŞKİLER KARIŞTIKÇA, NEVROTİK İNSAN YAPISI ARTIYOR. BUNUN İÇİN DE ÖZEL OLARAK HUKUK FAKÜLTESİ ÖĞRENCİSİ OLMANIN BİR EKSTRA OLUMSUZ ETKİSİNİN OLDUĞUNU SANMIYORUM.

ÖĞRENCİLER,ARTIK DIŞARDA HUKUKLA OLAYLARIN ÇÖZÜLMEDİĞİNİ, HUKUK DIŞI YOLLARLA OLAYLARIN ÇÖZÜLDÜĞÜNÜ, DOLAYISIYLA HAYATLARINI BOŞA GEÇİRDİKLERİNİ, ZATEN MEKANİZMANIN FAKÜLTEDE ÖĞRETİLDİĞİ GİBİ İŞLEMEDİĞİNİ GÖRÜP, BUNA ÜZÜLÜRLERSE VE BU NEDENLE SIKINTI ÇEKERLERSE ETKİSİ OLABİLİR.

P.SOMER: EVET, HUKUK SOSYAL ALANDA, GERÇEKTEN “EN ZOR” DENİLEBİLECEK EĞİTİM. NİYE BU KADAR ZOR? ALTYAPISIZ GELİYOR ÖĞRENCİ. OTUZUN ÜSTÜ, İNSAN DİMAĞININ DİNGİNLEŞTİĞİ, KENDİNİ TANIDIĞI, SOSYAL İLİŞKİLERİNİ OTURTTUĞU ZAMANDIR, OTUZ YAŞ VE OTUZ İKİ YAŞ ARASINDA PEK BİR FARK YOKTUR HAYATINDA DÜŞÜNCE AÇISINDAN. AMA ON YEDİ YAŞ İLE ON SEKİZ YAŞ ARASINDA ÇOK BÜYÜK BİR FARK VAR AGILAMA VE HAYATA BAKIŞ AÇISINDAN... PANİKLER, HEYECEYANLAR... O ANDA DAHA KENDİSİ OTURMAMIŞ Kİ...TAMAMEN OTURMUŞ, KURALLARDAN OLUŞAN, TOPLUMU, KİŞİLERİ, HERŞEYİYLE DÜZENLEYEN BİR SİSTEMİN İÇİNE SOKUYORSUNUZ KİŞİYİ. ON YEDİ ON SEKİZ YAŞ ERKEN. HAZIRLIK BİR SENE ATTIRACAK, BİR SENE ÇOK ÖNEMLİ O YAŞTA.ÇOK ETKİSİ OLUR.

BİZDE GENELDE ÖĞRENCİ İLKOKULDAN BAŞLAYARAK, LİSE DÖNEMİ DE DAHİL OLMAK ÜZERE, SINAVA, EZBERE VE TESTE YÖNELİK ÇALIŞIYOR; AMA HUKUKTA ASLA İKİ KERE İKİ DÖRT ETMİYOR.BİZ BUNU ÖĞRETMEYE ÇALIŞIYORUZ. EZBER MANTIĞI İLE GELEN ÖĞRENCİ BURADA BAŞARISIZ OLUYOR, TIKANIYOR. ÖNCE BEYİN JİMNASTİĞİ YAPTIRARAK PERSPEKTİFİNİ GENİŞLETMEK GEREK. BUNU YAPMADAN HUKUK ALANINA ALIYORSUNUZ ÖĞRENCİYİ. DAHA ÖNCE HAK GÖRMEMİŞ, HUKUK GÖRMEMİŞ, HUKUKLA İLGİLİ HİÇBİR ŞEY DUYMAMIŞ. ÇOK TEMELSİZ GELİYOR ÖĞRENCİ.ON YEDİ-ON SEKİZ YAŞINDAKİ YAPI DA ZORLUYOR ÖĞRENCİYİ. AMERİKA’DA SOSYAL BİLİM ALANINDA BİR TEMEL EĞİTİMİN ÜSTÜNE HUKUK ÖĞRENCİSİ ALINIYOR. BİZDE BU OLMAYINCA, ÖĞRENCİ ÇOK ZORLANIYOR. KENDİ ADIMA BEN ON YEDİ YAŞINDA BAŞLADIM, YİRMİ DÖRT YAŞINDA BAŞLASAYDIM ÇOK DAHA FARKLI BİR EĞİTİM YAPARDIM HAYATIMDA. OKULU BİTİRDİKTEN SONRA ALMANYA’YA TEZ YAZMAYA GİTTİĞİMİNDE, BENİMLE YAŞIT OLANLAR DAHA ÜÇÜNCÜ SINIFTA OKUYORLARDI. BANA “ÇOK MU ZEKİYDİNİZ? NASIL BİTİRDİNİZ?” DİYE SORDULAR. “YOK, BİZDE ONYEDİ YAŞINDA BAŞLANIYOR, YİRMİ BİR YAŞINDA BİTİRİLİYOR. MEZUN OLUYORSUNUZ.” DEDİM.O SIRADA DOKTORAMI VERİYORDUN.

YANİ, ON YEDİ YAŞINDAKİ HUKUK EĞİTİMİ GERÇEKTEN ZORLUYOR ÖĞRENCİYİ. ÇÜNKÜ, NE YAZIK Kİ HİÇ BİR SOSYAL DONANIMI YOK, HİÇ BİR SİYASİ FİKRİ YOK, TABİİ BURDA KAVGAYI, GÜRÜLTÜYÜ KASTETMİYORUM, HAYATTA ETRAFINDA OLANLARLA İLGİLİ HİÇ BİR ŞEY BİLMİYOR, BİR KISMI MADDİ OLANAKLARI OLMADIĞI İÇİN, BİR KISMI DA MADDİ OLANAKLARI ÇOK OLDUĞU İÇİN, MARKADAN BAŞKA HİÇ BİR ŞEY AKLINA GELMEDİĞİ İÇİN BU DONANIMDAN EKSİK. YANİ NERESİNDEN BAKARSANIZ BAKIN, ON YEDİ YAŞINDA CİDDİ ZORLUK YARATIYOR BU EĞİTİM.

N.SABAN: BUGÜN HUKUK FAKÜLTESİ DIŞINDAKİ BİRİMLERE GİTTİĞİNİZDE AYNI TABLOYLA KARŞILAŞMA ŞANSINIZ ÇOK YÜKSEK. ÇÜNKÜ BU ÜLKENİN KOŞULLARINDA ÖĞRENCİLİK BAŞLI BAŞINA ZOR. BU ÜLKEDE YAŞAMAK BAŞLI BAŞINA ZOR. BUNUN İÇİNE BİR DE TEORİK AĞIRLIĞI FAZLA BİR ALANIN ÖĞRENCİSİ OLMAK YAŞAMI DAHA ZORLAŞTIRIYORDUR; AMA BU, GENELDE ÜLKENİN YAPISINDAN KAYNAKLANAN, BU ÜLKEDE ÖĞRENCİ OLMAKTAN, ÖĞRENCİLİĞİ DAĞITACAK YA DA GELİŞTİRECEK SOSYAL ALANLARIN OLMAYIŞINDAN KAYNAKLANAN BİR PROBLEM.

I.KABOGLU: HUKUK EĞİTİMİNİ BU KADAR ZOR YAPAN TÜRKİYE’DE HALA KLASİK EĞİTİM SİSTEMİNİN GEÇERLİ, TEKTİP ÖĞRETİM SİSTEMİNİN YÜRÜRLÜKTE OLMASI VE MEVCUT EĞİTİM SİSTEMİNİN, ÖZEL HUKUK, TEKNİK HUKUK TEMELİNDE AŞIRI BİR ŞİŞKİNLİĞE ERİŞMİŞ OLMASI; AMA ÖTE YANDAN ÇEVRE HUKUKU, ŞEHİRCİLİK HUKUKU GİBİ KAMU YARARI TEMELİNE DAYANAN YENİ HUKUK DALLARINA KAPALI OLUŞU, ALANLARIN GELİŞMEMESİ, TEK BÖLÜM OLMASI, ÖĞRENCİLERİN SEÇME ŞANSININ OLMAYIŞI, ÇÜNKÜ HUKUK BİR ÇOK ALANA HİTAP EDEN BİR EĞİTİM FORMASYONU VERİYOR. ÖRNEĞİN HUKUK MEZUNU OLAN BİR KİŞİ HAYATINDA İCRA-İFLAS İLE KARŞILAŞMAYABİLİR; AMA İCRA-İFLAS HUKUKUNU EN AĞIR BİÇİMDE OKUMAK ZORUNDADIR. ÖTE YANDAN ŞEHİRCİLİK HUKUKUNUN “Ş”SİNİ, ÇEVRE HUKUKUNUN “Ç”SİNİ GÖRMEDEN MEZUN OLUYORDUR.

BİZDEKİ HUKUK EĞİTİMİ, ÇAĞDAŞ GELİŞMELERİ HUKUK FAKÜLTESİ DERS PROGRAMINA ALMAMIŞ BULUNUYOR. ÖĞRENCİLERE FAZLA YÜKLENİLİYOR. BÖLÜM SİSTEMİNİN BENİMSENMEMİŞ OLMASI ÇOK HANTAL BİR PROGRAMIN ORTAYA ÇIKMASINA YOL AÇIYOR VE ÖĞRENCİLER AÇIKÇASI EZİLİYORLAR. BU KADAR AĞIR PROGRAMI BİR ÖĞRETİM ÜYESİ OLARAK BEN DE KABUL EDİLEMEZ GÖRÜYORUM VE TÜRKİYE’DE YAPILMASI GEREKEN HUKUK EĞİTİMİ REFORMUNUN YALNIZCA YIL SORUNU BOYUTUYLA DEĞİL; AYNI ZAMANDA İÇERİK SORUNU İLE ELE ALINMASI GEREKTİĞİNİ VE İÇERİK SORUNUNDA MUTLAKA KAMU HUKUKU VE ÖZEL HUKUK BÖLÜMLERİNİN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKTİĞİNİ, HATTA BÖLÜM SİSTEMİNİN BENİMSENMESİNİN ÖĞRENCİLERE TERCİH VE SEÇİMLİK DERS OLANAĞI TANIYACAĞI GÖZ ÖNÜNE ALINARAK ÜZERİNE DÜŞÜLMESİ GEREKEN CİDDİ BİR KONU OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİM.

Akademik kadronun çoğunluğu bizleri gazete okumamız ve özellikle siyaset ve ekonomi güncelliğini yakalayabilmemiz konusunda uyarıyor; ama hiç kimse felsefe bilincini vermiyor veya sanatsal gelişime dikkat çekmiyor. Çoğumuz sahip olduğumuz yetenekleri, avukat, savcı veya yargıç olabilmek için geçmişe gömüyoruz. Sanki, emir kipine sıkışarak, salt hukukta kapalı kalmak zorunda mı bırakılıyoruz ? Geleceğin hukukçuları bir anlamda eksik kalmış olmuyorlar mı ?

M.YASIN: MAALESEF ÖYLE. BU GENİŞ BİR MESELE. ÜNİVERSİTE EĞİTİMİ BAŞLI BAŞINA BİR SORUN.BİR ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ NASIL OLMALI ? NELER YAPMALI ? BİR ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİNDEN NELER BEKLENMELİ ? BU SALT HUKUK FAKÜLTESİ İLE SINIRLI BİR ŞEY DEĞİL. BU FAKÜLTE MÜFREDATININ YOĞUNLUĞUNA İLİŞKİN BİR PROBLEM. FELSEFE BİLİNCİNİ VERECEK NİYET VAR MI YOK MU BİLEMİYORUM; AMA OLSA BİLE, BUNA FIRSAT DA YOK, ZAMAN DA... GENEL OLARAK ÜNİVERSİTE EĞİTİMİ ALMIŞ İNSANLARA BAKTIĞIMIZ ZAMAN GENEL KÜLTÜR, ÜLKE SİYASETİ EKSİK. MESELA BEN ULUSLARASI İLİŞKİLERDE DERSE GİTMİŞTİM. TÜRKİYE’NİN YÖNETİMİ İLE İLGİLİ ÇOK TEMEL ŞEYLER SORDUM, ÖĞRENCİLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ CEVAPLANDIRAMADILAR. BU BİRAZ DA KİŞİSEL ÇABA MESELESİ. HEP SİSTEME YÖNELDİK AMA; ÖĞRENCİNİN DE KENDİ HAYATINI VE ÇALIŞMA DÜZENİNİ PROGRAMLAMASI GEREKİR. SONUÇTA BU FAKÜLTEDEN DÖRT YILDA MEZUN OLANLAR DA VAR, BAŞARILI OLANLAR DA VAR. HERŞEYİ ÜNİVERSİTE EĞİTİM SİSTEMİNE YÜKLEMEK DE ÇOK HAKLI BİR ŞEY DEĞİL. ÖNEMLİ OLAN ZORLUKLAR İÇİNDE İYİ BİR ŞEYLER YAPABİLMEK, ONU YAKALAYABİLMEK.

B.ÖZEN: KESİNLİKLE KALMIŞ OLUYORLAR. HUKUK, TIP, BUNLAR YALNIZCA DEKORDUR. ÖNEMLİ OLAN HAYATIN İÇİNİN NASIL DOLDURULDUĞUDUR.DÜNYAYA ORJİNAL BİR BAKIŞLA, DÜNYA KARŞISINDAKİ KAYGILARIN VE KORKULARIN KALİTESİ İLE DOLDURULUR. BU DA DOĞRUDAN DOĞRUYA FELSEFEDEN GEÇER.DOLAYISIYLA HUKUK ÖĞRENCİSİNİN ASLİ KAYGISI HUKUKTAN ÇOK FELSEFE OLMALIDIR.BÖYLE OLURSA SORUNLAR KESİN ÇÖZÜLÜR.

P.SOMER: SİZ TOPLUMUN İÇİNDE OLACAKSINIZ. SİZİN HAREKET NOKTANIZ GENEL OLARAK TOPLUM OLACAK. KİŞİLERİN KİŞİLERLE, KİŞİLERİN MALLA İLİŞKİLERİNİ ÇÖZECEKSİNİZ.BU SEBEPLE TOPLUM BİLİNCİNİZİN OLMASI GEREK.

HİÇ BİR HOCANIZ KALKIP “AMAN HAA,FELSEFE OKUMAYIN.” DEMEMİŞTİR. BU SONUÇTA İLGİ ALANIDIR.İNSANIN KİŞİSEL TERCİHİDİR. BU HİÇ BİR HOCANIN YÖNLENDİRMESİ DEĞİLDİR. DOKTORLAR DA ÇOK AĞIR BİR EĞİTİMDEN GEÇİYORLAR; AMA O KADAR ÇOK ENSTRÜMAN ÇALAN DOKTOR VAR Kİ.KEŞKE ÖYLE ÖĞRENCİLERİMİZ OLSA...HER YÖNÜYLE MÜKEMMEL, OKUYAN VE SOSYAL ALANDA İSİM YAPAN ÖĞRENCİLERİMİZ OLSA. BİZ MEMNUNLUK DUYARIZ BUNDAN.

N.SABAN: TÜRKİYE’DE HUKUK DEVLETİ TARTIŞMALARI ÇOK YOĞUN. SİYASET HUKUKSALLAŞAMADI. SİYASET HUKUKSALLAŞAMADIĞI İÇİN DE HUKUK CİDDİ BİÇİMDE SİYASALLAŞMIŞ DURUMDA. BUNUN YARATTIĞI CİDDİ BİR ÇELİŞKİ VAR. HUKUK ÖĞRENCİLERİNİN BUNU GÖRMESİ GEREKİYOR. BUNU GÖRMEK İÇİN DE GAZETE OKUMALARI, OKUDUKLARI GAZETELERDE VE KİTAPLARDA BURADA EDİNDİKLERİ BİLGİLERLE TERCÜMELER YAPMALARI GEREKİYOR.YANİ YALNIZCA GAZETE OKUMAK BİR ŞEYİ ÇÖZMEZ. HUKUK FELSEFESİNE GELDİĞİNİZDE... ÜLKEDE FELSEFİ YAKLAŞIM YOK ZATEN. FELSEFE ÇOK ÖNEMLİ. HUKUK FELSEFESİ OLMAYAN BİR ÜLKEDE HİÇ BİR ŞEY YAPILAMAZ. FELSEFEMİZ OLMADIĞI İÇİN DE BUGÜN OLDUĞUMUZ YER ORTADA; AMA BU PROGRAMDA VERİLEN BİR DERS VE GERİSİ ÖĞRENCİYE KALMIŞ.

I.KABOGLU: BU SORUNUZUN BİRAZ ÖNCE VERDİĞİM YANITLA İLİŞKİSİ VAR. KAMU HUKUKU ALANI KİŞİNİN KAMU İLE İLİŞKİSİNİ DÜZENLEYEN ALAN. BU FELSEFEYE KADAR GİDEBİLİR. PSİKOLOJİ, SOSYOLOJİ, SİYASET BİLİMİ, ŞEHİRCİLİK, İNSAN DOĞA İLİŞKİLERİ GİBİ YENİ ALANLAR, YENİ GELİŞMELER.... HUKUK BUNLARA BİLE KAPALI. KENDİ ALANINDAKİ YENİ GELİŞMELERE KAPALI OLAN BİR SİSTEM, FELSEFEYE, SOSYOLOJİYE, DAHA GENİŞ ALANLARA DOĞAL OLARAK KAPALI BULUNUYOR. BU KAPALILIK, YALNIZCA HUKUK FAKÜLTESİ DERSLERİNİN O ŞEKİLDE DÜZENLENMİŞ, ÖRÜTLENMİŞ OLMASINDAN KAYNAKLANMIYOR; ÜLKENİN GENEL HAVASINDAN KAYNAKLANIYOR. ÜLKENİN GENEL HAVASI KISIR, SINIRLI VE EZBER BİR EĞİTİM SİSTEMİNE DAYANDIĞI İÇİN, ASLINDA BİLİNDİĞİ GİBİ SON YİRMİ YILDIR BÜYÜK ÖLÇÜDE FELSEFE DERSLERİNİN SEFALETİ DİYEBİLECEĞİMİZ KISIRLIĞI SÖZ KONUSU. TÜRKİYE’DE FELSEFECİLER, DERS PROGRAMLARINA İLKÖĞRETİMDEN İTİBAREN FELSEFENİN KONULMASINA ÇABA GÖSTERİYORLAR. LİSELERE KONULAN İNSAN HAKLARI DERSLERİNİN MUTLAKA FELSEFİ TEMELLERE OTURTULMASINI SAVUNUYORLAR Kİ BEN DE ONLARA KATILIYORUM.YALNIZCA BU DERSLER DEĞİL, ÜNİVERSİTELERDE İNSAN HAKLARI VE ÖZGÜRLÜKLER HUKUKU DERSİ HALEN ZORUNLU BİLE DEĞİL. ONLARIN ZORUNLU HALE GETİRİLİP, ÖĞRENCİLERİN BU KONULARDA, HEM FELSEFİ TEMELLERDE HEM DE POZİTİF HUKUK TEMELLERİNDE BİLGİLENMESİ, AÇILIMA SAHİP OLMASI GEREKİYOR. ÇÜNKÜ GÖRÜLEN DERSLER BELLİ MESLEK MENSUPLARINA HİTAP EDEN DERSLERDİR; AMA BİR ÖZGÜRLÜKLER HUKUKU, BİR İNSAN HAKLARI HUKUKU, HUKUK FAKÜLTESİ MEZUNU OLANIN, HANGİ ALANA YÖNELİRSE YÖNELSİN HEP İHTİYAÇ DUYACAĞI BİLGİLER. TIPKI FELSEFEYE HEPİMİZİN İHTİYACI OLDUĞU GİBİ...

Sosyal faaliyetlerde hukuk öğrencileri diğer alanlarda okuyan öğrencilerle kıyaslandığında oldukça gerideler. Bazı fakültelerde seçmeli ders olarak “sinema” eğitimi bile veriliyor ve sosyal alanda da geliştirilmelerine yardımcı olunuyor. Hukuk fakültesinde seçmeli derslerin öğrencilere gerçekten bir şeyler verebilecek unsurları taşıdığına ve bunların, saatlerinde, ciddi olarak gerçekleştirildiklerine inanıyor musunuz ?

M.YASIN: SEÇMELİ DERSLER, ÖĞRENCİLER TARAFINDAN PEK DİKKATE ALINMIYOR. “EN KOLAY NASIL GEÇEBİLİRİM? EN YÜKSEK PUANI NASIL ALABİLİRİM?” BUNUN HESABININ YAPILDIĞI DERSLER. CİDDİ ANLAMDA DERS YAPAN HOCANIN DERSLERİ SEÇİLMİYOR ÖĞRENCİNİN TALEBİ VE İLGİSİ YOK BU KONUDA. TABİİ BUNDA BİRAZ DA “BARİ BU DERSİ PROBLEM YAPMAYAYIM.” DÜŞÜNCESİ DE VAR.

B.ÖZEN: KESİNLİKLE EVET, İNANIYORUM. OKULLAR DÜZENE UYGUN İNSAN YETİŞTİRİR.BİREYSEL KAZANIMLARIN OKULLA DESTEKLENMESİ BU SEBEPLE KÖTÜ OLUR. FELSEFİ SORUSU OLAN İNSAN, CEVABINI, KURUMLAR ÇATISI DIŞINDA, ÖZGÜRCE ARAMALI. HİÇ BİR KURUM HİÇ KİMSEYİ ZİHİNSEL KÖLELİKTEN KURTARAMAZ. KURUMLAR İNSANLARI TEKTİP YAPAR.

P.SOMER: BİZ KLASİK EĞİTİMİ ÖNGÖRÜYORUZ. YANİ, BİRAZ MUHAFAZAKAR BİR YAPIMIZ VAR. ÇÜNKÜ HUKUK ÖYLE. SİYASİ İÇERİKLİ OLMADIKÇA AKTİVİTELER ÖĞENCİ KULÜPLERİNCE YAPILIYOR.

SEÇMELİ DERSLERE GELİNCE, SEÇMELİ DERSLERİN AMACI, BİR TARAFTAN BİLGİ BİRİKİMİNİ ARTTIRMAK, BİR TARAFTAN DA GÜNCELLİĞİ YAKALAMAKTIR, YANİ YENİ OLUŞAN BİR HUKUK DALINI ÖĞRETMEKTİR. SEÇİMLİK DERS SİSTEMİNİ SIK DEĞİŞTİRDİK, BUNU YAPARKEN AMACIMIZ, ÖĞRENCİYE EN İYİYİ VEREBİLMEKTİ; AMA ÖĞRENCİ “BEN NE KAZANIRIM BUNDAN?” DİYE SEÇMİYOR “BEN HANGİSİNDEN YÜKSEK NOT ALIRIM?” DİYE SEÇİYOR. BU DURUMDA ZATEN SEÇMELİ DERSİN AMACINA ULAŞMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR. BİZ MÜMKÜN OLDUĞU KADAR SEÇİMLİK DERS KOYARAK, ÖĞRENCİYE HİÇ DEĞİLSE İLGİ ALANINA GÖRE SEÇEBİLME İMKANI SAĞLADIK, SEÇİLMEDİ, SINIFI KAPANDI.

N.SABAN: BİZİM SEÇMELİ DERSİMİZ YOK. MUHTEMELEN DİĞER DERSLER GİBİ YAPILIYORDUR...

SOSYAL ETKİNLİK VE BUNUN DİĞER DERSLERLE DESTEKLENMESİNE GELİNCE, ÜNİVERSİTEDE BİR MEKAN PROBLEMİ VAR. ÖĞRENCİLERE VERİLEBİLECEK BİR ODA YOK. SOSYAL ETKİNLİK İÇİN HOCALARIN ZAMAN AYIRMASI GEREKİYOR. BUNA ZAMAN AYIRACAK HOCA OLDUĞUNU ZANNETMİYORUM. HERKES DERSLERDEN BAŞINI KALDIRAMAYACAK DURUMDA; AMA GELECEKTE GERÇEKLEŞTİRMEYİ DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ BİR “ÖĞRENCİ DANIŞMANLIK REHBERLİK SERVİSİ” PROJEMİZ VAR. ÖĞRENCİLERİN SOSYAL SORUNLARINA EN AZINDAN TEKNİK OLARAK DAHA FAZLA EĞİLME ŞANSIMIZ OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM.

I.KABOGLU: BİR SÖZ VAR: “HİÇ YOKTAN İYİDİR.” BU DERSLERİN GÖSTERMELİK OLMAKTAN ÇIKARILMASI, BİR KISMININ ZORUNLU DERSE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ, BU DERSLERDE YENİ AÇILIMLARA YÖNELİNMESİ... HUKUK FAKÜLTESİNİ SEÇMİŞ ÖĞRENCİ SANATSAL VE KÜLTÜREL ETKİNLİKLERDEN KOPARILMAMALI, HER NE KADAR SANATSAL VE KÜLTÜREL ETKİNLİKLER HUKUK FAKÜLTESİ BİNASI İLE SINIRLI OLARAK ALGILANMAMASI GEREKEN YOĞUNLUKTA VE ZENGİNLİKTE İSE DE, ÖĞRENCİLERİN AKTİF OLARAK BU İŞİN İÇİNE SOKULMASI İÇİN SERBEST ETKİNLİKLERİNE DAHA HOŞGÖRÜLÜ BAKILMALI VE DAHA ESNEK DAVRANILMALI. YALNIZCA HUKUK FAKÜLTESİ DERSLERİ DEĞİL, ÜNİVERSİTENİN DİĞER BÖLÜMLERİNDEN SEÇİMLİK DERSLERİN ALINMASI. DERS PROGRAMLARININ ÇOK FORMEL OLMASI YERİNE, DAHA GEÇİŞLİ OLMASI, BUNLARA AÇILMAMIZ VE BUNLARI TARTIŞMAMIZ GEREKİYOR.

Teorik derslerin pratiğe dökülmeleri haftada her kürsü için yalnızca 1 saat. Çoğu öğrenci son sınıfta okumasına karşın tek bir mahkeme görmemiş, tek bir dava izlememiş. Oysa gelişmiş ülkelerde hukuk, uygulama demek. Ülkemizde, neden öğrenciler bir sınıfa kapatılarak, kitaplarla her şey çözümlenmeye çalışılıyor? Bunu nasıl aşabiliriz ?

M.YASIN: ADLİYELERLE HUKUK FAKÜLTELERİNİ BÜTÜNLEŞTİREREK. TIP FAKÜLTELERİYLE HASTANELERİN BÜTÜNLEŞMESİ GİBİ. ÜSKÜDAR ADLİYESİNDE HEMEN HEMEN TÜM MAHKEMELER VAR, İDARİ YARGI DIŞINDA.HAYDARPAŞA KAMPÜSÜ YALNIZCA HUKUK FAKÜLTESİNE ÖZGÜLENSE VE ALT KATI ADLİYE BİNASI OLARAK KULLANILSA, ÜSKÜDAR ADLİYESİNDEN DAHA RAHAT BİR ORTAM SAĞLAYACAKTIR. BU ADLİYELERDE STAJ YAPILMALI. TIP FAKÜLTELERİNDEKİ KLİNİKLER GİBİ, AMERİKA’DA BU SİSTEM VAR, HUKUK KLİNİKLERİ OLUŞTURULUP, BİR HOCANIN NEZARETİNDE DIŞARI ADLİ YARDIM, AVUKATLIK HİZMETİ YAPILABİLİR. BU, FAKÜLTE İÇİN DE BİR GELİR KAYNAĞI OLACAKTIR. ÖĞRENCİLERLE BİRLİKTE GRUPLAR HALİNDE, GELEN DAVALARI YÜRÜTME, SAVUNMA VE NETİCELENDİRME ŞEKLİNDE YAPILACAK ÇALIŞMA YÖNTEMİNİN, ÖĞRENCİNİN UYGULAMAYI ÖĞRENMESİ AÇISINDAN FAYDALI OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM. FAKÜLTEDEN ÇIKTIĞINDA ÖĞRENCİ BİR AVUKAT UNVANINI KULLANABİLECEK DURUMDA OLUR, STAJA VE AVUKATLIK SINAVINA GEREK KALMAZ.

B.ÖZEN: KİTAPLARLA HERŞEYİ HALLETMEYE ÇALIŞMAK BENCE SAĞLIKLI BİR YÖNTEM. HAYATIN KENDİ DİALEKTİĞİ FARKLI. MESELA BEN EŞYA ANLATIYORUM,HİÇ BİR ZAMAN HAYATTA SOYUTLANMIŞ BİR EŞYA HUKUKU SORUNU OLMAZ. AYNI SORUNLAR İÇİNDE EŞYA TARAFI VARDIR, USUL TARAFI VARDIR, TİCARET TARAFI VARDIR, DEVLETLER ÖZEL TARAFI VAR. TEK, YALIN BİR ŞEY YOKTUR. KATEGORİK OLARAK BÖLMEK, İŞİ AKTARMAK ZORUNDASINIZ. DOLAYISIYLA İŞİ UYGULAMADAN TAMAMEN KOPARMAK GEREK. HAYAT ZATEN FARKLI. NE YAPARSAN YAP HAYATI YAKALAYAMIYORSUN ÜNİVERSİTEDE. ZATEN ÜNİVERSİTENİN AMACI HAYATI YAKALAMAK VE HAYAT KARŞISINDA YETENEK KAZANDIRMAK OLMAMAMALI BENCE. BURASI KÜLTÜREL FORMASYON VERMEYE ÖZENEN BİR YER OLMALI, DOĞRU OLAN BU. HUKUKU DA PRATİK YÖNÜNDEN ÇOK, BİN YILLIK, İKİ BİN YILLIK TEORİK ARKA PLANI İLE FELSEFİ VE TARİHSEL BİR BÜTÜN OLARAK AKTARMAK, BUNU BİR KÜLTÜR OCAĞINA DÖNÜŞTÜRMEK FAYDALI. HATTA PRATİKLER KALDIRILMALI, YALNIZCA TEORİ OLMALI.

P.SOMER: DÜNYANIN HİÇ BİR YERİNDE HUKUK ÖĞRENCİSİNİN HERHANGİ BİR YETKİYLE MAHKEMELERDE OLMASI SÖZ KONUSU DEĞİL. KENDİSİ GİDİP, İZLEYEBİLİR; AMA VAKİT BULUR MU BULAMAZ MI,BU AYRI BİR ŞEY. PRATİK ÇALIŞMALARA GELİNCE, ÖĞRENCİNİN KATILIMI YOK, NOT TUTMAK İÇİN HIZLI ANLATMANIZI İSTİYOR. PRATİK DERSTE ÖNEMLİ OLAN SAYI DEĞİL; KALİTEDİR. BU SAĞLANMIYOR. ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİ, YARDIMCI DOÇENTLER, DOKTORASINI TAMAMLAYANLAR, GİRİYORLAR BU DERSLERE VE SÜREKLİ “GELİN, SORUN.” DENİYOR. ÖĞRENCİ SINAVDAN BİR HAFTA ÖNCE GELİYOR. KAFASINA BİR ŞEY TAKILMIŞ. TABİİ SORULARI HAZIRLAMIŞ OLUYORUZ, ÖĞRENCİNİN SORUSUNA SÜBJEKTİF YAKLAŞIYORUZ, YANİ, O SORUYU SORMAMIŞSAK “ACABA YÜZÜMDEN BELLİ OLUR MU?”DİYORUZ. BU DURUMDA DA “SEKİZ AY GELMEMİŞ, BİR HAFTA ÖNCESİNDEN DE GELMESİNLER ZATEN.” DEME NOKTASINDA KALIYORUZ.BİZİM BURADA BÜTÜN PROBLEMİMİZ ÖĞRENCİNİN KATILIMININ OLMAMASI.HUKUK EĞİTİMİ AÇISINDAN DA GENEL OLAN BU ZATEN.PRATİK ÇALIŞMADA KATILIM OLMAYINCA, BAŞARISIZ OLUYORLAR.

N.SABAN: KURUM FİZİKSEL OLARAK UYGULAMALI DERS YAPABİLECK POZİSYONDA DEĞİL.ÖĞRENCİLERİ ALIP, MAHKEMELERE GÖTÜREMEZSİNİZ, MAHKEMELERİN ZATEN VAROLAN STAJYERLERİ BİLE KOYACAK YERLERİ YOK. YER PROBLEMİ VAR. HUKUK YALNIZCA UYGULAMA DEĞİLDİR ASLINDA. NE KADAR İYİ TEORİN VARSA O KADAR İYİ BİR UYGULAMACISINDIR BUNUN EĞİTİM SÜRECİ İÇİNDE BELLİ BİR YERDEN SONRA BÖLÜNÜP TEORİNİN UYGULAMA İLE BİRLEŞTİRİLMESİ GEREK. YANİ ÖĞRENCİNİN TEORİK BİLGİLERİNİ UYGULAMAYA AKTARABİLECEĞİ BİR GEÇİŞ SÜRECİ YAŞAMASI GEREKİYOR.BU, BİZDE YALNIZCA STAJA MAHSUS BİR ŞEYE DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ.BAZI ÖZEL ÜNİVERSİTELERDE UYGULAMALI HUKUK DERSLERİ YAPILIYOR; BİR TAKIM MODEL MAHKEMELER YARGILAMA PRATİĞİNİ GÖSTERME AÇISINDAN ÖNEMLİ; AMA, BU ÇOK ŞEY ÜRETME ANLAMINDA DEĞİL.

I.KABOGLU: MUTLAKA UYGULAMALI YAPILMADIR GİBİ KESİN SONUCA ULAŞMAK KOLAY DEĞİL; AMA BÜTÜN BUNLAR, ÖĞRENCİ KONTENJANINDAN, ÖZEL-KAMU AYRIMINA, YETİŞTİRECEĞİNİZ ÖĞRETİM ÜYESİ SAYISINA KADAR BÜTÜNCÜ BİR PLANLAMAYA BAĞLI BİR HUSUSTUR.ZATEN BU KADAR ÇOK ÖĞRENCİ İLE MAHKEMEYE GİDİŞ BİR YANA, PRATİK ÇALIŞMA BİLE AMACINA ULAŞMIYOR. ÜÇ YÜZ KİŞİLİK BİR GRUPLA PRATİK ÇALIŞMA YAPMAK, ANCAK PRATİK ÇALIŞMA YAPIYOR GÖRÜNMEKTİR. ÖNCELİKLİ SORUNLARIMIZI HALLEDEBİLDİĞİMİZ ÖLÇÜDE MAHKEMEYE DOĞRU AÇILMAK GEREKİR.ÖYLE BİR AÇILIMDA BU KAPASİTE İLE PEK MÜMKÜN GÖZÜKMÜYOR. ÇÜNKÜ ADLİYELER DE BİRER APARTMAN KATINDA GÖREV YAPIYOR. ZATEN ADLİYELERE ÖĞRENCİLERİNİZİ SOKAMAZSINIZ. EĞER BATILI TOPLUMLARDA OLDUĞU GİBİ BÜYÜK, GÖRKEMLİ, HEPİMİZİ ÇEKEN, HALKIN GÜVEN DUYGUSUNU ORTAYA KOYAN ADLİYE SARAYLARI OLSAYDI, DAHA KOLAY OLURDU. ŞU AŞAMADA ADLİYELERDE BUNA YANIT VEREMEZ DOLAYISIYLA BU, SONRAKİ AŞAMALARDA OLABİLİR, DİYE DÜŞÜNÜYORUM.

Hukuk öğrencilerine, derslerde başarıyı, sosyal ve duyarlı olmayı unutmadan nasıl yakalayabilecekleri konusunda neler söylemek istersiniz ? İdeal bir hukuk öğrencisi nasıl olmalı ?

M.YASIN: BAŞARILI OLMANIN EN ÖNEMLİ KOŞULU DERSLERE DEVAM ETMEK. BU BİR DİSİPLİN SAĞLIYOR HAYATLARINIZA. “BU BENİM DERSİMDİR, BENİM SORUMLULUĞUMDUR, GİRİP, DİNLEMEK ZORUNDAYIM.” BİR CÜMLE BİLE AKLINIZDA KALSA KARDIR. SOSYAL VE KÜLTÜREL ANLAMDA KENDİLERİNİ GELİŞTİREBİLMEK İÇİN DE ÖZEL ÇABA HARCAMALARI GEREK. AVRUPALILAŞMAK İÇİN HAYATI PLANLAMALIYIZ, “YİRMİ DÖRT SAATİMİZ VAR. NE KADARINI KANTİNDE GEÇİRECEĞİM? NE KADARINI TİYATROYA, NE KADARINI TELEVİZYONA AYIRACAĞIM? TELEVİZYONDA NELER İZLEMEM GEREKİR? BEN BİR HUKUK ÖĞRENCİSİYİM. İZLEDİKLERİM BANA YAKIŞIYOR MU ?...” BURDA GENEL KURALLAR KOYULAMAZ. YURTTA KALAN ÖĞRENCİYE BİR PROGRAM ÇİZİLEMEZ.HERKES KENDİ KOŞULLARINA GÖRE EN İDEALİNİ YAKALAYIP, UYGULAMALI. ANCAK, OLUMSUZ DÜŞÜNEREK, SIRT ÇEVİRMEK KOLAYCILIK OLUR.BU, SORUNLAR KARŞISINDA PES ETMEKTİR.EVET, SORUNLAR VARDIR; AMA BU SORUNLARIN HALLEDİLMESİ DE MÜMKÜNDÜR.

B.ÖZEN: BENCE ON DOKUZUNCU YÜZYIL RUS, FRANSIZ, ALMAN KLASİKLERİNİ OKUYARAK, KLASİKLERDE TANIMLANAN DÜNYAYI YAKINDAN GÖRSÜNLER. ONDAN SONRA MÜMKÜNSE GÜNLÜK DERGİ VE GAZETELERİN ADAMI OLMASINLAR. HATTA GAZETE VE DERGİ OKUMAYIP, KİTAPLARA YÖNELSİNLER. ÇÜNKÜ GAZETE VE DERGİLER KİTAPLARIN YÜKLENDİĞİ İŞLEVLERİ YÜKLENMEYE BAŞLADILAR BUGÜNLERDE.KİTAPLARIN YÜKLENDİĞİ O GÖRKEMLİ DÜNYAYI SLOGANLARA HAPSETMEYE BAŞLADILAR. BU SEBEPLE BÜTÜN GAZETE VE DERGİLERİ ATIP, KİTAP OKUSUNLAR. GAZETE VE DERGİLER KÖTÜDÜR, KİTAPLAR İYİDİR!! YALNIZ KİMSENİN TAVSİYESİ İLE KİTAP OKUMASINLAR. KİTAP TAVSİYE EDENLERDEN ŞİDDETLE KAÇSINLAR.KİTAP TAVSİYE EDEN ADAM ASLINDA KÖTÜNİYETLİDİR. “BENİM DÜNYAYA BAKIŞ AÇIMI BAŞKALARI DA GİYSİN.” DAYATMASI YAPMAKTADIR. VE BU DA HOŞ BİR ŞEY DEĞİLDİR. YANLIŞTIR TAVSİYE ETMEK, BÜTÜN TAVSİYELERİ REDDETSİNLER.

P.SOMER: ÖNCELİKLE ÇOK ÇALIŞMALARI VE BU ALANI SEVMELERİ GEREKİYOR. SEVMİYORLARSA HUKUK ÇOK ZOR.İNSANLARI SEVMELERİ GEREK, ÇÜNKÜ BİZİM MATERYALİMİZ İNSAN. ADALETİ SEVMELİ,EZBERİ SEVMEMELİLER.EZBERLE OLMUYOR HUKUK, BU YANILGIYLA GELİYOR ÖĞRENCİ. BAŞARISIZLIĞIN BİR SEBEBİ DE BUDUR ZATEN. BİZ ONLARA HERŞEYİ EZBERLETECEĞİZ VE O DA BAŞARILI OLACAK SANIYOR. SINAVLARDA MANTIK AĞIRLIKLI SORU SORDUĞUMUZ ZAMAN O MANTIĞI YÜRÜTMEYE ALIŞKIN OLMADIĞI İÇİN BOCALIYOR VE KALIYOR SINAVLARDA. “BEN NERDE YANLIŞ YAPTIM Kİ?” DİYOR. YALNIZCA KİTAPLARDA ARIYOR YANLIŞIN YERİNİ. YANLIŞ, HALBUKİ KENDİ MANTIĞINDA, DAHA DOĞRUSU MANTIĞINI KULLANMAMASINDA. DOLAYISIYLA ÖĞRENCİNİN ÇALIŞMASI EZBERE DEĞİL, ÖĞRENMEYE YÖNELİK OLMALI. BU BAŞARIYI GETİRECEKTİR ZATEN.

N.SABAN: İYİ BİR HUKUK ÖĞRENCİSİ ÜLKESİNİN SORUNLARINA DUYARLI OLAN, OKUYAN, YAŞAM İÇİNDE HUKUKUN NE OLDUĞUNU GÖREN VE HUKUK DEVLETİNİN UNSURLARINI YERİNE GETİRECEK ÇABAYI GÖSTERENDİR. BU ÜLKENİN İYİ HUKUKÇULARA İHTİYACI VAR. HUKUK FORMASYONU İYİ OLAN, HUKUKLA İLGİLİ PROBLEMLERDE ÇÖZÜM ÜRETEBİLECEK, YANİ YALNIZCA “SORUNLAR VAR” DİYEN DEĞİL, BELİRLİ DUYARLILIKLARI OLAN ÖĞRENCİLER.İDEALDİR.

I.KABOGLU: KLASİK OLACAK YANITIM, HUKUK FAKÜLTESİ ÖĞRENCİSİ OLMAK KOLAY DEĞİL ÜLKEMİZDE. HERŞEYE RAĞMEN HUKUK FAKÜLTESİ ÖĞRENCİSİ OLMAK BİR AYRICALIKTIR. HATTA BEN ONA “MUTLU AZINLIK” DİYORUM. ÖĞRENCİLERİN BUNUN BİLİNCİNDE OLARAK, ELDEN GELDİĞİNCE DERSLERİ İZLEMELERİ, AMA ŞU KAYIT ALTINDA: KENDİLERİNE HİTAP EDEN KİŞİLERİ, ÖĞRETİM ÜYELERİNİ ELEŞTİREREK İZLEMELERİ, YANİ NİÇİN İZLEMEDİKLERİNİ SÖZLERİYLE VE TAVIRLARIYLA ONLARA YANSITMAK SURETİYLE TALEPKAR OLMALARI DURUMUNDA ÖĞRENCİLER ZAMANDAN BÜYÜK TASARRUFTA BULUNACAKLARDIR. O ZAMAN ÖZEL OLARAK KİTAP OKUYARAK, DERSLERİ ÖĞRENMELERİ İÇİN HARCAYACAKLARI ZAMANDAN TASARRUF EDECEKLERDİR. BU DURUMDA ÖĞRENCİLERİN SOSYAL, SİYASAL, KÜLTÜREL KONULARI İZLEMELERİ, ETKİNLİKLERE KATILMALARI DAHA MÜMKÜN OLACAKTIR.DERİM Kİ BUNLARI DENGELİ YAPSINLAR.